Varna - Doğu Avrupa'nın İbiza'sı

'Bulgaristan' bölümünde gezikolik tarafından 27 Mart 2015 tarihinde başlatılan konu.

  1. gezikolik

    gezikolik Yeni Üye

    Katılım:
    8 Mart 2015
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    3
    Cinsiyet:
    Kadın
    Yer:
    İzmir
    sunny-beach-varna.jpg

    Varna ili
    (Bulgarca: Област Варна Oblast Varna), Bulgaristan'ın kuzeydoğusunda, Karadeniz'e sahili olan bir ildir. İlin merkezi Varna'dır. 3.818 km2 yüzölçümüne sahip ilin nüfusu 462.013 kişidir. Varna ilinin 12 belediyesi vardır.

    Bulgaristan,'ın en gözde turizm şehri olan Varna nüfusu, her yaz konuk ettiği yerli ve yabancı turist sâyesinde yaz dışındaki nüfusun 4 katını geçmektedir. Bu sayede turizmin gözdesi olan Varna aynı zamanda Bulgaristan'ın en pahalı ve Sofya'dan sonra en büyük şehridir. Varna'da toplam 6 adet üniversite bulunmakta ve bu üniversiteler birçok yabancı öğrenciye ev sahipliği yapmaktadır. Aynı zamanda Bulgaristan Askeri Denizcilik Akademisi, Bulgaristan Bilim Merkezi'ne bağlı olan gemi hidrodinamik enstitüsü, okeloji enstitüsü de Varna'da bulunmaktadır. Bu sayede şehrin gelir kaynağı turizm sektörü, üniversiteler ve gemi inşa sanayiidir.

    Şehir Türk tarihine II. Murad komutasındaki Osmanlı ordusunun 1444 yılında Macaristan ve Lehistan Krallıklarının başını çektiği Haçlı Ordusu'na karşı zafer kazandığı Varna Muharebesi ile geçmiştir. 1389'da Türk egemenliğine giren vilayet 1878 yılında Berlin Antlaşması ile özerklik kazanan Bulgaristan Prensliği'nin topraklarına katıldı. Bu devletin 1908 yılında bağımsızlığını ilan etmesiyle tamamen Türk egemenliğinden çıktı.

    ########################

    Gezi Notları

    Balkanların İbizası Bulgaristan'ın Varna şehri gündüz adeta bir huzur cennetiyken, gece ise tam bir eğlence cehennemine dönüşüyor... Erkekler için yüzde yüz eğlence garantisi verebiliriz. AskMen olarak biz de bir görelim dedik. Nedir bu herkesin Varnaya gidiyoruz dediğimizde göz kırpmaları, oooo demeleri bir öğrenelim istedik.

    Gerçekten de bu şehri gördükten sonra aşık olduk.

    Bulgaristan'ın minik çiçeği burnunda şehri Varna tam bir turizm cenneti, nüfusu 462 bin kadarken uzun bahar ve yaz mevsimleriyle birlikte 1.5 milyonu buluyor. Varna'da en çok Alman ve Rus turist görebilirsiniz. Gelen turistlerinde yaş ortalaması 30 civarında. Yani çok genç var aslında şehirde. Neyse ayrıntıları yazının geri kalanında size aktaracağım ama önce tatili başa alıyorum, Varna'ya gidebilmeniz için ne yapmanız gerekiyor ve sizi nasıl bir yolculuk bekliyor onu anlatacağım. İlk önce söylemeliyim Bulgar vizesini tur ve acenta dışında kişisel olarak almak gerçekten zor.

    Vize işlemleri de bir haftada hallolduktan sonra tatil günümüz gelip çatıyor. Otobüsle gidiyoruz... Bize söylenen 8 saatte Varna'da olacağımız ama İstanbul'daki trafik yüzünden toplamda 10 saatte varabiliyoruz. Varna'ya çıkışı Kırklareli'nin Dereköy sınırından gerçekleştiriyoruz. Burada hemen paramızın bir kısmını TL'den Leva'ya (Bulgar para birimi) çeviriyoruz. Avrupa Birliğine girselerde daha Euro'ya geçememişler. İlk levalarımızı da WC'ye veriyoruz. Türklere yakınlık bu noktada başlıyor tüm tuvaletler paralı. 1 leva'nın = 80 kuruş olması tatil boyunca hesabımızı yapmamızı açıkcası kolaylaştırdı.

    Sınırı geçtikten sonra ise rahat bir nefes alıyoruz. Sınır kısmında olumsuz birşey olmasada insan ister istemez geriliyor. Şimdi Varna'ya 4 saatlik yolumuz kaldı. Sınırdan sonra iki ülke arasındaki gördüğümüz en büyük farklardan biri de adamlar ormanlara bizim gibi katletmemişler. Dar bir yolda karanlıkta ilerlerken sadece görebildiğimiz uçsuz bucaksız çam ormanları gerçekten güzel gözüküyor. Bulgaristan bayrağındaki yeşili herhalde buradan almış. Tatil boyunca da yeşile doyuyoruz zaten.

    Varna'ya nihayet sabah 5.30'da iniyoruz. Aynı saat diliminde yer aldığımızdan saat farkı yok. İstanbul'un şuan yoğun birgüne bizimse eğlenceye başlayacağımız fikri hoşumuza gidiyor. Varna'nın tam meydanında iniyoruz otelimiz 15 km uzaklıkta Altın Kum diye bir yerde. Otobüste araştırmacı gazeteciliğimizi konuşturup neyin ne olduğunu öğrendikten sonra taksiyle gitmenin pahalı olduğunu anlıyoruz. Bilhassa Varna'da taksiler turistler için çok pahalı. Saat 6'daki otobüsü beklemeye karar veriyoruz. Dipnot: Altınkum otobüslerinin no'ları 9, 109 ve 49. Otobüse bindiğimizde adambaşı 3 leva (bu arada levaları çevir çevir biryere kadar yuvarlak hesapla 1 leva= 1 TL yani 3 TL otobüs paramız) vererek otelimizin yoluna koyuluyoruz. Sabahın ilk saatlerinde burada güneşin doğuşu inanılmaz gözüküyor.

    Altın Kum'da heryer otel dolu çoğu 4 yada 5 yıldızlı ve Varna tam bir kumar cenneti. Türkleri çoğunlukla kumarhanelerde görebilirsiniz. Renkli ışıklarıyla Casinolar geceleri adeta küçük bir Las Vegas'ı andırıyor. Otelimize vardığımızda direk odalarımıza çıkıyoruz. Bu arada Bulgar esnafı ve çalışanları pek candaş değil, sadece işlerini yapıp sizi yolluyorlar bunu otelde hemen anlıyoruz. Öğlen Altın Kum'da bir sahil turu yapmamız gerektiği fikrine kapılıp hemen yola koyuluyoruz burada yaklaşık 15 km'lik bir sahil şeridi var ve heryer dükkanlarla dolu, tam bir yazlık yeri. Herçeşit hediyelik eşya ve restaurantı bulabilirsiniz. Adeta Bodrum çarşıyı andırıyor, geceleri ise burası cıvıl cıvıl. Sahil tarafında ise otellerin kendi özel bölgeleri var ama 15 leva karşılığında şezlonglara yayılabilirsiniz isterseniz kendinizi altın rengindeki kumlara bırakıp güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Altın Kum sahilinde bikinili kızlar siparişlerinizi almaya geldiğinde şaşırmayın. Sahil çok renkli hertürlü deniz aktivitesi var, muz, deniz bisikleti, para sailing vs... Ama bizim en çok dikkatimizi çeken tenteler altında her 2 km'de bir kurulmuş masaj bölümleri. Bu bölümlerde kızlar masaj yapıyor. Deniz çoğu zaman dalgalı olsada sizi ısırmayan güneş rahatsız etmeyen bir rüzgar var sahilde. Hatırlatmakta fayda var denize girmek istiyorsanız Varna'da Altın Kum en ideal yer. Varna şehir merkezinde de denize giriliyor fakat Altın Kum'un sahili çok daha güzel. Varna Karadenizin en güzel sahiline sahip ve gerçekten bunun hakkını sonuna kadarda veriyor. Akşam güneşin batışıyla odamıza çekilmeye giderken broşürcü kızlar burada gece eğlencesinin ne kadar çılgın olduğu hakkında bilgiler veriyor. Adım başı parti ve kulüp broşürleri dağıtan kızlardan birkaç örnek aldıktan sonra akşam Altın Kum'da her türlü mekana girmeye karar veriyoruz.

    Gece Varna biraz karanlık gözüküyor gözümüze. Bulgaristan elektriğini ne yazık ki üretemiyor ve çoğunu Türkiye'den alıyor bu yüzden de sokaklar biraz karanlık. Ama casinolar, eğlence mekanları ışık oyunlarıyla tüm geceyi aydınlatmayı başarıyor. İlk gece Altın Kum'un sahili inanılmaz renkli, heryer turist kaynıyor, lunaparklar, çeşitli dükkanlar, sokak sanatçıları, barlar ve casinolar sizi içine çekiyor adeta. Tüm bu renkliliğin içinde biryer dikkatimizi çekiyor Serdar Ortaç ve Tarkan'ın sesleri . Oraya yöneldiğimizde bir fıskiyeli havuzun içinde danseden dansöz kıyafetleri igymiş kadınlar ve erkekler hemen dikkatimizi çekiyor. İçerde tüller ve rengarenk koltuklara bir padişah edasıyla yayılıyoruz. İsteyen nargile içiyor isteyen ise içkisini yudumluyor gerçekten egzotik bir hava yaratılmış turistlerinde burada en beğendikleri yerlerden biri. Neyse bir Türk olarak görevimizi yerine getirip dansözlere para yapıştırdıktan sonra diğer bir mekana geçiyoruz.

    Burada 3 kısa şortlu bayan Coyote Ugly filmindeki gibi barın üstünde dansediyor. Oturunca hemen menüyü ayaklarıyla size uzatıp isterseniz sayfalarıda ayaklarıyla çeviriyorlar. Bu yetenek karşısında hayranlıkla onları izleyip birşeyler içtikten sonra Altın Kum'un en iyi mekanlarından Arrogance'a giriyoruz. Varna'da kulüp kültürü gerçekten iyi durumda ve eğlenceyi adeta yaşıyorlar. En iyi mekanlardan biri olan Arrogance'a 5 levaya damsız olarak giriyoruz. İçerde loş ve güzel bir ortam var. Girdiğiniz her kapalı mekan geniş ve ferah bu kulüp 4 bölümden oluşuyor. Hertür müziksever burada düşünülmüş. Barda çalışan şeytan ve melek kılıklı kısa şortlu garsonlar kimi zaman barın tepesinde dansediyor kimi zamanda içkilerle şovlar yapıyorlar. Mekanın 4 köşesinde ise erkek ve kadın dansçılar var. Bu tatilde anlaşılan bol bol dansedeceğiz çünkü kimse yerinde durmuyor.

    Eğlencenin dibine vuruyoruz artık odamıza dönme vakti geldi derken yaklaşık 2 km'lik odamıza yürüme mesafesinde birçok hayat kadını yolda bekliyor. Yalnız gençleri yakalayıp konuşuyorlar. Saat 12'den sonra yeni bir ortam kuruluyor ve sokakta bekleyen hayat kadınlarını görüyorsunuz. Bu engelleride atlattıktan sonra odamıza dönüp yarın neyle karşılacağız diye merak içinde uyuyoruz.

    Sabah kalkar kalkmaz ağrısız gürültüsüz uyumanın büyük bir mutluluğu var içimizde. Varna'nın havası İstanbul'a benziyor ama 5 derece daha düşük. Yemek sorunu oldukça büyük Varna'da. Genelde fast food yiyecekler var ama hepsi domuz etinden ve çok yağlı olduğundan pekte ağzımıza yakışır birşey bulamıyoruz. Bulgaristan'ın birtek kendine has peynirleri güzel onlardan muhakkak tadın derim. Onun dışında pekte yemek aramayın çünkü leziz birşeyler bulmak zor. 2. günde denizde geçirdikten sonra akşamüstü Varna şehir merkezine (Zentrum) iniyoruz. Varna'da Katedralin karşısındaki meydandan aşağıya indiğinizde büyük bir kalabalıkla karşılaşıyorsunuz insanların çoğu burada. Heryerde kafeler ve dükkanlar var, bu meydandan aşağıya indikçe sahile doğru gidiyorsunuz. Sahilde ise birsürü gece kulübü var. Gece burası tamamen eğlence dünyasına dönüyor. Varna sahilindeki gece eğlencesini şiddetle tavsiye ediyoruz.

    Birgün daha içki ve eğlenceyle geçtikten sonra 3. günde kendimizi suyun serinliğine bırakmak için Altın Kum'daki dev aquapark Aquapolis'e gidiyoruz. Varnada kesin buraya uğrayın koca koca merdivenleri çıkıp 30 levamızı afiyetle verdikten sonra tam bir kaydırak cennetine düştüğümüzü anlıyoruz. Pestilimizi çıkarana kadar kaydıktan sonra otele dönüş başlıyor.

    Bu gece Altın Kum'da kadınlar gecesine herkes hazırlanıyor. Bayanlara ücretsiz olan partide erkekler ise 5 leva karşılığında kabul ediliyor. 5 levayı vermemek için birçok erkek perukla gelmiş bile. Garip bir gece olacağı kapıdan anlaşılıyor. Altın Kum'un en iyi ikinci mekanı PR Club'da eğlence kapıya kadar taşmış durumda içeri güruh halinde turistler girerken bizde hemen olaya dahil olmak için gidiyoruz. Kapıda üç beş bayan bize 20 leva karşılığında içerde eskortluk edebileceklerini söylüyorlar. Varna'da bu da ilginç bir iş dalı olmuş durumda içeride size eskortluk edecek bayanlar kapıda bekliyor. Biz bayanları nazikçe geri çevirerek dansın içine doğru gidiyoruz. PR Club'ıda listenize alın gerçekten güzel bir gece geçirdik biz çünkü. PR Club biranda boşalıyor bizde bomba ihbarımı var diye nemlenmişken birde bakıyoruz ki herkes kumsal partisine akın ediyor. Evet bikinili kızlar chicken limbo, ateş, kum ve içki burada. Geceler birer birer gecerken Cuma ve Cumartesi buradaki eğlenceyi düşünmek bile istemiyoruz. Varna'daki günlerimizde striptiz kulüpleri, köpük ve karaoke partilerine de uğramayı ihmal etmiyoruz. Hepsi de gerçekten kaliteli yerler ve hiçbir sorun yaşamadan mekanlarda istediğiniz gibi eğlenebiliyorsunuz.

    Varna'da içkiler gerçekten ucuz, en pahalısı 10 leva. Mekanlarada giriş en fazla 5 leva. Tatil boyunca iştirak ettiğimiz tüm gece eğlencelerine 10 üzerinden 9 veriyoruz. Turist yoğunluğu ise daha çok Rus ve Almanlardan oluşuyor. Varna Üniversitesinde 2 bin kadar Türk öğrenci okuyor. Yaz döneminde gittiğimiz için pek Türkle karşılaşmıyoruz. Bulgar kızları konuşkan ve sıcak ama Türkler kimliklerini bu ülkede nedense saklıyorlar. Bilmiyoruz nedendir 15 dakika konuştuktan sonra Türkçe konuş diyebiliyorlar. Bu durum bizi üzsede biz kimliğimizi Bulgaristan'a giderken saklayın öğütlerine kulak asmayıp Türk olduğumuzu söylüyoruz. Gerçektende hiçbir kötü yaklaşımla tatil boyunca bu yüzden karşılaşmadık. İnsanların tavırları gayet rahat herkesle hemen sohbete koyulabiliyorsunuz.

    Varna'da suç oranı ve hırsızlık çok az, geceleri rahatça dolaşabilirsiniz ülke biraz karanlık olsada tehlikeli değil. Varna'da neredeyse herkes İngilizce bildiği için zorluk yaşamıyorsunuz. Tabela ve işaretler Kiril alfabesiyle yazılmış olsada Türkçe yada İngilizce bilen biri illaki etrafınızda oluyor. Varna tam bir turist şehiri, müzik kültürüne ise bayıldık heryerde house, pop, rock, trance ve rnb çalıyor. Asansörde, takside, tuvalette, sahilde hemen hemen heryerde müzik var. Yemeklerin kötülüğünden midir nedir, ülkede şişman insan adeta yok. Bizde 5 gün boyunca gezinmek, tepinmek ve eğlenmekten kilolarımızı Varna'da bırakıyoruz.

    Dönüş vakti geldiğinde son gece Cumartesi eğlencenin dozunu kaçırınca Pazar sabahı 9.30 ve 10.30 otobüslerinin ikisinide kaçırıyoruz. Neyseki akşam 19.30'da olan otobüsü yakalama şansımız var. Bütün gün Varna sokaklarında dolandıktan sonra sınıra doğru maceramız başlıyor. Vizemiz pazar akşamı 00.00'da dolacağından 19.30'da bindiğimiz otobüsün sınırda zamanında olması için ecel terleri döküyoruz. Çünkü yanımızda beş levamız kalmamış birşekilde sınırda 300 Euro'luk ceza ödemesi ile karşılaşabiliriz. Saat 00.00'a 10 dakika kala sınıra gelmemizle biz otobüsün en önüne geçerek pasaportları görevlilere 5 kala teslim etmemizle içimiz rahatlıyor ve sınırı geçiyoruz artık Türkiye'deyiz...

    Buruk bir biçimde tatil sonrası evimize dönerken Pazartesi iş var düşüncesi kaplıyor içimizi... Bir "çılgın Varna macerası" işte böyle bitiyor. Bizden size tavsiye 8 saat mesafede ki bu farklı dünyayı kesinlikle görün... Tatil sonunda otobüste yolculardan biri kalkıp bize dönüp "Yaşandı bitti saygısızca Varna'nın tadına varınca" diyor ve olayı kısaca özetleyende onun bu lafları oluyor...

    Varna'nın neyini sevdik!

    -Gece eğlencesini
    -Gürültüsüz, trafiksiz, sivrisineksiz, karasineksiz, çocuk ağlamalarından uzak oluşunu
    -Temiz havasını
    -Kızlarını
    -Altın Kumlarını
    -Peynirini
    -Güneşini
    -Müziğini
    -İngilizce bilen bir şehir oluşunu
    -Para birimini
    -Bira özellikle Kamenitza

    Neyini sevmedik!

    -Yemeklerini
    -Gece karanlığını
    -İki ülke arasındaki vize işlem zorluğunu
    -WC'lerin ücretli olmasını

    kaynak


    19438117.jpg Asparuhov_most-06.jpg Grand_Hotel_Varna_beach_and_pool.jpg sunny-beach-varna.jpg Varna_beach_at_sunset.jpg varna3.jpg Varna7.jpg